Kadın Cinayetlerini ve Kadına Şiddeti Kınıyoruz

Son zamanlarda kadına olan şiddet ve cinayetlerin arttığını üzülerek takip etmekteyiz.

Özellikle Türkiye’de 2019 yılında neredeyse 300 kadın cinayetinin işlendiğini ve cinayet faillerinin yüzde 95’inin eş, partner ya da akraba oldukları açıklanmıştır.Ancak bu olaya geniş çaplı bakacak olursak, 2016-2019 Ağustos ayları arasında öldürülen kadın sayısının 167 bin olduğuda açıklanmıştır.Bu geçen zamanda cinayet oranlarının bu kadar artması bize şiddet olgusunun çeşitli sosyal, ekonomik ve kültürel nedenlere bağlı olduğunu ve bu durumlara hala etkileyici bir çözüm bulamadığımızı gösteriyor.

Şiddet dünyada olduğu kadar ülkemizdede en önemli sosyal sorunlarından biri olmaya devam etmekte ve bu konu nedenleri ve sonuçlarıya ele alınsada hakkında makaleler yazılıp incelenmişte olsa toplumu olumlu yönde etkileyemediğimiz ortada.Kontrolden çıkan son olaylardan sonra artık adalet, eğitim ve psikolojik destek anlamında sistem değişmeli.

Ceren Özdemir’in katili rahatlıkla ‘Bir bıçak darbesinde öldürebileceğim kişiler aradım’ ve ‘Güçsüzdü, gözüme kestirdim’ ifadesini rahatlıkla kullanamamalı.İşlenen cinayetlerde katiller‘iyi hal indirimi’ almamalı.Kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik kanunlar konulmalı.İnsanların ekonomik anlamda açlığı giderilmeli, hayat standartları belli bir seviyeye çıkarılmalı ki kaybetmekten korkacak yaşam ortamı sağlanmalı.

Kadının sahip olunan bir nesne olarak alıngılanmasına karşı topluma yönelik ’Sosyal danışmanlık’ projeleri geliştirilmeli ve aktif bir şekilde uygulanmalı.Kadın ve erkek kavramları eğitimden itibaren şiddete eğilim gösterilmeyecek şekilde öğretilmeli. Erkek ve kadın arasındaki eşitsizlik ve namus kavramı en ince ayrıntısına kadar anlatılmalı.’Erkektir yapar, erkeğim yaparım ‘ düşüncesi ortadan kaldırılmalı. Çünkü artık kadınların gerek psikolojik gerekse ekonomik alanda destekle korkmadan seslerini çıkaracak düzeye getirilmeleri gerekiyor.Bu yüzden kendini güvende hissedemeyip, her anlamda güçsüz olduklarını düşünüp şiddet görmeye devam eden ve hala sesini çıkarmayan, korkan kadınlar mevcut. Bu da cinayetlerin alt yapısını oluşturuyor.Tabi tek erkeklere yüklenmek doğru değil, cinayet işleyen kadınlarda mevcut. Aslında bu Cinayet olayları belli bi cinsiyete indirgenemeyecek kadar önemli bir sorun. Gerek cezaevlerinde yer kalmadı diyip suçluların çıkarılması bile cinayete eğilimi arttırıyor ve serbest kalacak olan mahkumlara önceden  psikolojik destek sağlanmayıp iyileştirilemedikleri için bu tip olayların azda olsa önüne geçilemiyor.İnsanların duygusal açlığı iyileştirilmeye çalışılmıyor, aksine bastırılıyor.Ülkemizde namus kavramı algılısı bile çok farklı.Bir kadın cinayete kurban gittiğinde ‘Ne giymiş? Kesin tahrik edici davranmıştır.’ Diye düşünen bir toplum anlayışına sahibiz.Kadınlar bir nesne değil, biz bunun farkındayız ve YPIDA Ailesi olarak üzgünüz ve bu durumu kınıyoruz.

Melis Tellioğlu
Yönetim KUrulu Üyesi

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.